Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Hitler'in Kavgam Kitabı ve Fikirlerini İçeren 9 Önemli Alıntısı

19 Ekim 2016 12:00

Eğer Ayşe Kulin’in Nefes Nefese kitabını okuduktan sonra (ki Nefes Nefese ile İtalya'da ödül dahi almıştı) içimden ‘’Yahu Hitler ne istemiş bu insanlardan?’’ diyerek başladım Adolf Hitler'in Kavgam'ını okumaya... 

Yirminci yüzyıl siyasal tarihi açısından önemli bir yapıt olan bu eserde Hitler, “nasyonal sosyalizm” adını verdiği dünya görüşünün açıklamasını yapar ve amaçlarını bildirir. Hitler'in siyasal ve ekonomik tezlerinin yer aldığı, kapitalizmin ve Marksizm’in eleştirildiği bu kitap, aynı zamanda bir otobiyografi olması nedeniyle de kıymete değerdir. 

Yaklaşık 20 milyon kişinin savaş alanlarında can verdiği, 6 milyon Yahudi, Slav ve siyasal tutuklunun toplama kamplarında öldüğü II. Dünya Savaşı‘nın başlatıcısı Adolf Hitler’dir.

Yahudiler ile birlikte Çingeneler, Ural Türkleri, Homoseksüeller ve siyasal tutuklularda toplama kampına götürülmüştür.

Bugün müze olarak ziyaret edebileceğiniz Polonya’da Auswitch toplama kampı bulunmaktadır. Rehber gezdirirken, ziyaretçilerin gözyaşlarını tutamadıklarını ifade ediyor.

 

Hitler'in kaleminden bazı alıntılar;

 

Alman milletinin hayatı üzerindeki korkunç etkisi konusunda hiçbir fikir sahibi olmadığım iki tehlikenin farkına vardım. Bunlar Marksizm ve Yahudilikti.

 

 

Sosyal- demokrat bildirileri, ilanları ve broşürleri toplayarak, imza sahiplerine baktım; hepsi Yahudi’ydi. Çünkü bir Yahudi, asla bir Alman değildi. En sonunda milletimin düşmanını öğrenmiş bulunuyordum.

 

 

Marksizm’in Yahudi inancı, tabiatın uyduğu aristokratik ilkeleri reddederek gücün ve enerjinin sonsuz egemenliği yerine sayı çoğunluğunu koruyordu. Bu ideolojiye göre insanın bireysel değeri yoktu. Irk olgusu ve ırk üstünlüğü bir kenara itilerek geleceği ilişkin önceden tayin edilmiş şartları yok sayılmaktaydı. Bu tez dünya hayatının esası olarak kabul edildiğinde hiç şüphesiz bu insanlığın tasarlayabildiği bütün düzenin sonu demekti. Bu nedenle Yahudiler, bu dünyada yaşayan milletler üzerinde Marksizm sayesinde bir zafer kazanacak olurlarsa, kazandıkları başarı ancak insanlığın cenaze merasimi olurdu. (…) Çünkü Yahudi’ye karşı savaşırken aynı zamanda Tanrı’nın kanunları içinde savaşıyorum demektir.

 

 

Bir zaman sonra Yahudilerin bir takım alanlarda gösterdiği faaliyetler beni düşünmeye sevk etti. Yavaş yavaş bununda sırrına ermeye başlamıştım. Çünkü herhangi bir sosyal ve özel hayatta ne biçimde bir pislik ve karanlık olmasın ki, ona bir Yahudi parmağı bulaşmamış olsun.

 

 

Yahudilerin, basında, plastik sanatlarda, edebiyat ve tiyatrodaki etkinliklerini araştırdıkça, bugüne kadar Yahudiler aleyhinde söylenen sözler zihnimde canlanmaya başladı. Bundan böyle söylenen bu masum sözler, bile bende herhangi bir iyi niyet uyandırmadı. Artık bir tiyatro afişinde ya da duvar reklamlarında sinema ve tiyatro yazarlarının isimlerini incelemek bana yetiyordu. Bu durumda insanın amansız bir Yahudi düşmanı olması işten bile değildi. Bu korkunç zehir adeta büyük oranda üretilip dağıtılıyordu. Tabii ki bu estetik eserleri meydana getirenler ahlak ve fikir açısından ne kadar aşağılıksa, üretici yanları da o kadar güçlüydü.

 

 

Kasım 1921. Saat 18-19. Toplantımızın acımasızca sabote edileceğine dair ilk haberi almaya başladık. Kızıl partilerin büyük işçi grupları toplantımızı basarak bize en son ve kesin darbeyi indireceklerdi. Bir söz vardı, önceden haber verilen hareketlerin daha yumurta halinde iken öldüğü söylenir. Birkaçı protesto şeklinde olan şiddetli bağrışmalardan sonra, bir kızıl sandalyenin üstüne fırlayarak, avazı çıktığı kadar bağırdı: ‘’Özgürlük’’! Bu bir işaretti işareti alan özgürlük savunucuları derhal işlerine koyuldular. Kısa bir süre sonra salon köpekler gibi uluyan kızıl bir grupla doldu. Bu sırada bardak ve sürahiler birer top gibi uçmaya başladı. Bir anda salona sandalyelerin çatırdaması, cam eşyanın kırılması, hayvanlar gibi uluma ve böğürmeler, keskin ve acı feryatlar hakim oldu. Salon cehennemi bir kargaşalık içinde kaldı. Yerimde ve ayakta idim. Bizim, gençlerimizin üstlerine düşen kutsal görevlerini nasıl yaptıklarını takip ediyordum. Davamıza inanmış olan gençlerimiz kızılları tekme, tokat ve yumruklarla dışarı çıkardı. Beş dakika içinde gençlerin hepsi kan revan içinde kalmıştı. Böylece bir inanç adamı olduklarını ispat etmiş bulunuyorlardı.

Bu gibi kimseler, şahsi görevlerine karşı en temiz bir imanla ve canlı bir şekilde, diğer kimseleri dikkate almadan, kendi yollarında yürümeyi zorunlu hissederler.

 

 

Cumhuriyetin ilk ve tek temeli olan halkın sevgisi ancak piçler, hırsızlar, yankesiciler, asker kaçakları, karaborsacılar, anarşistler topluluğunda kök salabilmişti. Bu durum ve şartlar altında, hiç çekinmeden hayatını yeni bir idealin uğruna feda edebilecek bir kişinin bulunabilineceğini düşünmek bile boş bir şeydi.

 

 

Gizli görüşmeler ile çalışmak yerine görkemli ve büyük kitle mitingleri ile çalışmak daha iyidir.

 

 

Halk kitleleri güç ve kuvvet sahibini, rica edene tercih eder. Yani kendinden başka hiçbir gücü kabul etmeyen bir güce itaat etmeyi sınırsız bir özgürlüğe tercih eder.

 

 

Diğer alıntılarımız için <<<


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

admin-profile/melike-safak.jpg
Melike Şafak

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

admin-profile/melike-safak.jpg
Melike Şafak

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun

Kitap Okuma Hızımızı Nasıl Arttırırız?

6.554 kez okundu 23 Ağustos 2016

Türk Dizilerinden Akıllara Kazınan 10 Replik

23.570 kez okundu 15 Ağustos 2016

Bu Hafta Vizyona Girecek 6 Film

8.981 kez okundu 15 Aralık 2016

Game Of Thrones'tan 20.Yıl Özel Sürprizi

4.691 kez okundu 08 Ağustos 2016

Sabahattin Ali'nin Sevdiği Şairler ve Yazarlar

7.272 kez okundu 17 Mart 2016

Kemal Tahir'in Bilinmeyen Soyadı ve Hikayesi

4.694 kez okundu 17 Ocak 2017

18 Ülke Verilerine Göre Kitapsever Şehirler Listesi

8.362 kez okundu 17 Ağustos 2016

Emrah Serbes’i Yazmaya İten 2 Kitap

7.977 kez okundu 29 Ekim 2016

Birbirinden İlginç 13 Biyografi Filmi

7.239 kez okundu 13 Mart 2017

İşte, İçinden Deniz Geçen 10 Kitap!

7.044 kez okundu 30 Haziran 2016


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk