Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Halide Edip Adıvar'ın Türk'ün Ateşle İmtihanı Kitabından 10 Tarihi Alıntı

17 Mart 2017 16:48

Halide Edip bu ölümsüz eserinde, anılarıyla eksik bilgilerimizi tamamlıyor. Çocukluk günlerinden 1918'e kadarki anılarını Mor Salkımlı Ev başlığıyla kaleme alıyor.Türk'ün Ateşle İmtihanı bundan sonrasını, 1918'den 1923 sonlarına kadar olan dönemi anlatıyor. Kurtuluş Savaşı sırasında yaşananlar, yazarın gözlemleri canlı ve etkileyici bir anlatımla okura sunuluyor. Milli Mücadele, İzmir'in işgali, Anadolu'da sığınma günleri gibi başlıkları okurken bir yandan göğüsünüz kabaracak öte yandan çekilen sefalete yüreğiniz dayanmayacak.

Halide Edip Adıvar, Sultanahmed Mitinglerinde konuşma yaparken, 23 Mayıs 1919

İyisi mi ben sizi satırların heyecanıyla başbaşa bırakayım...

 

Müttefik kuvvetlerinin İstanbul'a girişi ile bir kısım azınlıklar sokaklarda barış içinde yaşamaya alışmış olan Türk vatandaşlarına çok kötü muamele etmeye başladılar. Bu aralık etrafta dolaşan dedikoduların en kuvvetlisi Senegalli askerler hakkındaydı. Ortada dolaşan bir söylentiye göre, sokakta Türk kadınlarını ısırıyorlar, Türk çocuklarını kesip akşam yemeği olarak yiyorlarmış. Tabi bu bir söylentiden ibaretti.

 

Yalnız şu var ki, Müttefik kuvvetleri küçük bahanelerle, durmadan Türkleri tutukluyor, cezalara çarptırıyor ve bazan da Müttefik merkezlerinde fena halde dövüyorlardı. Evler zorla sahiplerinin elinden alınıyor, içerdekiler dışarıya atılıyordu. Fesler, kadın peçeleri yırtılıyor ve bütün bunlara karşı şehir halkı çok vakur ve sakin davranıyordu. Burada şunu da ilave etmek gerekir ki, Türkler her türlü haksızlığı, hatta fenalığı affedebilirler, fakat onurlarına dokunulduğu zaman mesele bütün bütün değişir.

 

15 Mayıs 1919 İzmir'in işgali

Bu olayın ayrıntılarını yine telefonla muhtelif dostlar bana bildirdiler. İzmir'i Yunan ordusu İtilaf kuvvetlerinin donanması himayesinde 15 Mayıs'ta işgal etmişti. Vali İzzet Bey de dahil, memurları Kordonboyu'na sürükleyerek ''Zito Venizelos!''(Yaşa Venizelos!) diye bağırmaya mecbur etmişler. Buna boyun eğmeyenleri Kordon'da saatlerce yürüterek üstlerini başlarını parçalamışlardı. Bir hayli kanlı vakalarda olmuştu. Bu vakalar esnasında şehit olanların sayısı hayli yüksektir.

 

 

SULTAN AHMED'TEKİ HALİDE

Sade meydan değil, ta Ayasofya'ya kadar insan doluydu. Halk o kadar sıkışmıştı ki, hareket edemeyecek bir halde idi. Askerler kalabalığın iki yüz bin kişi olduğunu söylüyorlardı. İnanıyorum ki, Sultan Ahmed'teki Halide, her günkü Halide değildi. Bazan en mütevazı ve tanınmamış bir insanın büyük bir milletin büyük idealini temsil edebileceğine inanıyordum. O günkü Halide'nin kalbi bütün Türk kalplerinden gelen hisle atıyor ve Halide'ye gelecek yılların faciasını duyuruyordu. Halide'nin sesinin belli bir noktadan öteye gitmediğine eminim. Bu yüz binlerce halk için o, sadece kara bir noktadan ibaret kalmıştır. Fakat, bu insan denizi içinde insanı ürküten mutlak bir sükut vardı. Belki herkes kendi içinden gelen sesi dinliyordu.

1919 Sultanahmet Mitingi

 

 

Kazım Karabekir: Hükümet Erzurum'u boşaltmamı emrederse, bir asker sıfatı ile emrine itaate mecburum.

Onlar: Bizi düşmana mı bırakacaksın?

- Hükümetin emri üstünde milletin iradesi vardır. Eğer millet, temsilcilriyle bunu belli ederse, onlara itaat edip işgale karşı gelirim.

 

Anadolu'da sığınma günleri

Bu bölmenin öbür tarafından kalpakları görüyordum. Yattım. Başımı o pis torbanın üstüne koymaya çalıştım. İçi kocaman taşlarla dolu gibiydi. Torbayı açınca bu taş sandığım şeylerin, gayet sert, simsiyah asker tayınları olduğunu gördüm. Kim bilir kaç kişinin yatmış olduğu bu şiltenin kokusu beni bir türlü uyutmuyordu. Evet, bu, o zaman ki Türkiye'nin, o insan sınıfının kokusuydu. Yüzyıllar süren zulüm, sessiz meşakkat onların vücuduna bu kokuyu vermişti.

 

Ellerini uzatarak bana geldi. Bunun, bir defa Mustafa Kemal Paşa'nın arabasında gördüğüm yeğeni Fikriye Hanım olduğunu anladım. Bu güzel kadın her türlü yardıma hazırdı. Çok tatlı ve mahzun bir sesi vardı. Epeyce konuştuk. Herhalde Mustafa Kemal Paşa'ya çok derin bir suretle bağlıydı. Onun kadın dostlarından çekiniyordu. Bu kadın Mustafa Kemal Paşa'nın evini gayet iyi idare ediyor ve hemen herkesin saygısını kazanıyordu. Kendisini almak isteyen birçok, adamakıllı erkek olmasına rağmen, kabul etmiyordu. İnanıyorum ki, Mustafa Kemal Paşa'nın anası müstesna, kendisine mevki için değil, sırf şahsı için bağlı tek kadın bu idi. Ne var ki, kendisini nikahla aldıracak kadar becerikli değildi. Bununla beraber bir gün alacağına inanıyordu. Ömründe tek bağlandığı erkek Mustafa Kemal Paşa idi. Onu kaybederse, insan hissediyordu ki, hayatını da kaybedecekti.

 

 

10 Eylül İzmir'de

Mustafa Kemal Paşa, o akşam çok neşeliydi. Latife Hanım isminde genç bir kadınla tanışmıştı.

Mustafa Kemal Paşa kulağıma fısıldadı: Boynunda küçük bir çerçevede benim resmim var, dedikten sonra, sevinçle gülmeye başladı. 

Bu genç hanım, Paşa'yı evine davet etmişti. Paşa onun kendisine aşık olduğunu tahayyül ediyordu. Gerçi, o günlerde İzmir'deki her kadının göğüsünde Mustafa Kemal Paşa'nın bir resmi var idi.

 

16 Eylül İzmir

Nihayet, koyun mavi sularına bakan hoş bir bahçenin önüne geldik. Evin verandasına götüren merdivenler sarmaşık ve mor salkımlarla süslüydü. Merdivenin başında siyahlar giyinmiş, ufak tefek bir hanım bizi bekliyordu. O zaman Latife Hanımın yirmi dört yaşında olduğunu biliyorduk. Fakat tavrı daha çok olgundu. Çok güzel ve zeki gözleri vardı. Bu kahverengi gözlerin etrafına saçtığı ışık çok cazipti.

 

1923'te Ankara'dan gelen resmi bir tebliğde, Mustafa Kemal Paşa'nın uzaktan akrabası olan Fikriye Hanım adında bir kadının Paşa'nın evine girmeye çalışmış ve muvaffak olmayınca kendini vurmuş olduğunu yazıyordu.

 

Diğer alıntılarımız için <<<


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

admin-profile/melike-safak.jpg
Melike Şafak

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

admin-profile/melike-safak.jpg
Melike Şafak

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun

Andrei Tarkovsky'den Hayat Yolculuğu Üzerine

6.630 kez okundu 30 Kasım 2016

Bu Hafta Vizyona Girecek 10 Film

4.086 kez okundu 22 Aralık 2016

Bosna Savaşı Hakkında En Beğenilen Romanlar

4.504 kez okundu 02 Haziran 2015

Sevgi Üzerine 12 Anlam Dolu Söz

4.019 kez okundu 29 Aralık 2016

Yerli Romanlardan Uyarlanan 15 Sinema Filmi

33.436 kez okundu 26 Nisan 2016

Okuma Tutkunlarını Anlatan 22 Önemli Detay

4.172 kez okundu 17 Aralık 2015

En çok kıskanılan kadın! Tomris Uyar

20.188 kez okundu 02 Temmuz 2015


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk