Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Birbirinden İlginç 6 Sosyal Psikoloji Deneyi

02 Temmuz 2015 15:45

Bu listede size birbirinden ilginç 6 sosyal psikoloji deneyi‘ni sunuyoruz. Bu liste sayesinde toplulukların zihninin nasıl çalıştığını gördükçe, kendi kişisel gelişiminize katkıda bulunacak adımlar atabileceksiniz.

1. Pratfall Etkisi – Eğer mükemmel değilseniz, insanlar sizi daha çok sevecek.

Belki de Jennifer Lawrence’ın iki Oscar töreninde milyonların gözü önünde düşmesinin sebebi budur. Psikolojik araştırmalar gösteriyor ki, başkalarının önünde hata yapmanız veya bir hatanızı itiraf etmeniz sizi başkalarına daha çok sevdiriyor.

Psikolog Elliott Aronson bir grup insana bir sınav sorusu yanıtlayan öğrencileri dinletiyor. Öğrencilerin bazıları ses kaydında bir fincan kahveyi döküyorlar. Araştırmacılar, dinleyicilerin hangi kişileri daha çok sevdiğini sorduğunda, sonuçlar gösteriyor ki dinleyiciler, fincan kahve döken grubu daha çok sevmişler.

 

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Hatalı olmak sorun değil. Hatta bu sizi başkalarının gözünde daha sevimli kılacaktır.

2. Pygmalion Etkisi – Başarınız çevrenizdekilerin sizinle ilgili ne düşündüğüne göre değişebilir.

Psikolog Robert Rosenthal birinci ve ikinci sınıfların olduğu bir sınıfa gider ve senenin başında bir zeka testi uygular. Ancak zeka testinin sonuçlarına bakmaksızın, kendisi rastgele seçerek, sınıf öğretmenlerine sınıftaki bazı öğrencilerin isimlerini vererek çok başarılı olabileceğini söyler.

Senenin sonunda sonuçlar şaşırtıcıdır: Sınıfın en başarılı öğrencileri zeka testinde en yüksek seviyede çıkanlar değil, Rosenthal’in öğretmenlere “Başarılı olacaklar.” diye belirttiği öğrenci grubundadır. Rosenthal’in sene boyunca gözlemleri şunu göstermektedir: Öğretmenler bu başarı beklentisi öğrencilere daha çok ilgi göstermişler, onlara daha çok olanak sağlamışlar ve başarısız olduklarında da daha kapsamlı geri bildirim vermişlerdir. Yani beklentiler farklı bir gerçeklik yaratmıştır.

Acaba bu şu anki eğitim sistemimize dair çok önemli bir ipucu vermiyor mu?

3. Seçimlerin Paradoksu – Daha çok seçenek demek, seçimlerimizle daha az mutlu olacağız demektir.

Kaç defa yeni aldığınız bir şeye bakıp, “Acaba ötekini mi alsaydım?” diye kendinize sordunuz? Ya da restoranda sipariş verdiğinizde “Acaba başka bir şey mi ısmarlasaydım?” diye kararsızlığa düştünüz?

Psikolog Mark Lepper ve Sheena Iyengar, bu durumu test etmek için şöyle bir psikolojik deney uyguluyorlar: Gurme ürünler satan bir şarküteride, reçel satıyorlar ve müşterilere ayrıca bunları tadımlık sunuyorlar. Ancak deneyin bir gününde 6 çeşit reçel markası sunarlarken, bir başka gününde 24 çeşit reçel markası sunuyorlar. Sonuçlar gösteriyor ki, 6 çeşit reçel markası gösterilen grubun %30’u bir kavanoz reçel satın alırken, 24 çeşit reçel markası sunulan grubun sadece %3’ü reçel satın alınıyor.

Psikolog Barry Schwartz ise seçimlerin paradoksunu şöyle açıklıyor: Seçim sürecinde birçok opsiyonu değerlendirmek ve bunun için efor harcamak mutluluğu azaltıyor.

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Kendinize daha az seçenek tanıyın. Sizi mutlu eden ve hayatınıza anlam katan şeylere odaklanın.

4. Bystander Etkisi: Ne kadar çok kişi bir kişinin yardıma ihtiyacını görürse, o kişinin yardım alma şansı o kadar azalır.

Bunu duymak sizi korkuttu mu? Sokakta yardıma ihtiyacı olan biri varsa, ve bunu 3-4 kişi yerine 30-40 kişi görürse o kişinin yardım alma ihtimali daha mı azdır? Maalesef evet. Psikologlar bunu ‘sorumluluk konusunda şaşkınlık’ yaşamaya bağlıyorlar. Yani eğer yardıma ihtiyacınız varsa sakın ola ki kalabalık bir gruptan yardım istemeyin.

Bystander Etkisi’ni sosyal psikologlar Bibb Latane ve John Darley şu şekilde ölçüyorlar: Bir üniversite kampüsünün kütüphanesinde bir sırada sanki bir öğrenci boğuluyormuş gibi bir arbede yaratılıyor. Eğer bu olay sadece bir öğrencinin önünde gerçekleşirse, bu öğrencilerden %85’i yardıma koşuyor. Eğer bir kişi daha varsa, %65’i yardıma koşuyor. Eğer öğrenciler çevrede iki kişiden fazla olduklarını düşünüyorlarsa yardım oranı %31’e düşüyor.

Grup projelerinde bu sıklıkla başınıza gelir: Grupta en az bir kişi (grubun büyüklüğüne göre değişir) projeye pek bir katkıda bulunmaz, çünkü yapması gerekenleri zaten gruptan bir başkasının yapacağını düşünür.

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Yardım için büyük gruplara güvenmeyin ve yardım isterken spesifik olun. Genelde insanlar büyük grupların daha çok yardımcı olacağını düşünür, ancak bu doğru değil.

5. Spotlight Etkisi – Hatalarınız zannettiğiniz kadar başkalarının gözüne batmıyor.

Özellikle Facebook, Instagram ve Snapchat gibi sosyal medya uygulamalarının etkisiyle günümüz insanında sürekli gözlendiği veya kendisinin dikkati çektiği hissi var. Bu bazen öyle bir noktaya varabilir ki, kişi görüntüsü ve davranışları konusunda paranoyaya kapılabilir. Ancak psikolojik araştırmalar gösteriyor ki, aslında kusurlarınız başkalarının gözüne zannettiğiniz kadar batmıyor.

Cornell Üniversitesi’nde bir grup psikolog, katılımcıların üzerine üstünde utandırıcı bir resmin olduğu T-shirtler giydirirler, ve onlara bu T-shirt’ü kaç kişinin farkedeceğini sorarlar. Sonuçlar şunu gösterir: Deneye katılanlar, kendilerini gerçeğe göre 2 kat fazla kişinin farkedeceğini belirtmişlerdir.

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Sandığınızdan daha az farkediliyorsunuz. O yüzden umumi yerlerde kendinizi çok da kasmayın. Ayrıca küçük bir kusur işlediğinizde yerin dibine geçmenize gerek yok.

6. Odak Etkisi – İnsanlar bir durumun veya olayın tek bir yönüne çok fazla odaklanıp, diğer faktörün etkisini unutmaya meyilliler.

Sizce yüksek geliri olan bir kişi ile, düşük geliri olan bir kişinin duygu durumları arasında ne kadar bir fark vardır. İlk bakışta çok yüksek olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Ancak, aslında gerçek fark birçok kişinin tahmin ettiği oranın 1/3’ünden daha az. Bu Odak Etkisi’ni gözlemlediğimiz bir durum – duygu durum tahminlerinde geliri odağa koymak – yani kısaca, “Zenginler daha mutlu.” varsayımına kapılmak.

Odak Etkisi günlük yaşantımızda nasıl kullanılıyor? Örneğin, reklamcılar eğer bir ürüne sahip olursanız daha geç yaşlanacağınızı, daha mutlu olacağınızı veya kendinizi daha iyi hissedeceğinizi size tekrar ediyorlar. Politikacılar ise, onların iktidarı giderse mutsuz olacağınızı, ülkenin kaosa sürükleneceğini size tekrar edip duruyorlar.

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Size vaat edilenlere hemen kanmayın. Ayrıca mutluluğunuzu veya mutsuzluğunuzu değerlendirirken bunu tek bir sebebe bağlamaktan kaçının. Hayatınızı lineerden ziyade, multifaktöriyel bir denklem olarak değerlendirin. Ve o denklemde faktörlerin her zaman değişken olduğunu göz önünde bulundurun.

 

 

Kaynak: pavlovspartner


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun

Anne ve Babalar İçin 9 Çocuk Eğitimi Kitabı

5.502 kez okundu 19 Temmuz 2016

18 Ülke Verilerine Göre Kitapsever Şehirler Listesi

7.612 kez okundu 17 Ağustos 2016

Sabahattin Ali'nin En Sevdiği Şarkı

7.976 kez okundu 10 Ocak 2017

Ufkunuzu genişletebilecek 12 ilginç macera filmi!

13.613 kez okundu 26 Şubat 2016


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk