Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Bambaşka Jack London Öyküleri: Meksikalı

27 Eylül 2016 18:09

Çok sayıda eseri dilimize çevrilen ve ülkemizde de geniş bir okur kitlesi olan Jack London, yirminci yüzyılın ve Amerikan Edebiyatı’nın en önemli yazarlarından biridir. Yazdığı her eserde sosyalist bakış açısını koruyan yazarın yaşadığı çağın toplumsal olaylarını anlattığı eserleri realizmin en güzel örnekleri olarak hâlâ büyük bir ilgi görmektedir.

 

 

London işçilik, denizcilik, istiridye korsanlığı,  altın arayıcılığı vs. gibi işlerde çalışmış ve yazarlığının ilk yıllarından itibaren birçok farklı ortamda tanıdığı insanları gözlemlemiştir. Avarelik yıllarında işçilerin ağır çalışma koşulları ve tanık olduğu yoksulluklarıyla mücadele edebilmek için sosyalist olmayı seçmiştir. Yazdıklarını macera dolu yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı için çarpıcı eserler vermiş ve yaşadığı dönemde üne kavuşup yazarak para kazanmayı başarmıştır.

Okul hayatını sürdürememiş olsa da yerel kütüphanedeki kitapları keşfettikçe okuma alışkanlığına bilinçli bir şekilde devam etmiş ve kitaplarla kurduğu bağ gittikçe derinleşmiştir. Gençlik yıllarında genellikle güçlü karakterleri anlatan romanları sevdiği bilinir. Daha sonra o da kendi yaşamından esinlenerek böyle bir kahramanı anlatan klasikleşen romanı Martın Eden’i yazacaktır.

 

 

Daha çok romanlarıyla bilinen London’nın yazarlık kariyeri kısa öyküyle başlar. Yazarın İlk öyküsü 1895 tarihli Hayaletlere Kim inanır? adındaki öyküsü olarak, son öyküsü ise 1918’de yazdığı Kırmızı adlı öyküsü olarak bilinir.  Yaygınlaşan matbaaların ilk dergicilik faaliyetlerinin başladığı yıllarda, popüler dergilere kısa hikâyeler yazarak karşılığında para kazanması yazma tutkusunu pekiştiren bir etken olur.

Ülkemizde kısa öyküleri yeterince bilinmeyen bu büyük yazarın öykülerinin yeni derlemeler yapılarak yayımlanması oldukça önemlidir.  İşte geçtiğimiz aylarda Can Yayınları tarafından birbirinden güzel on Jack London öyküsü Meksikalı adı altında bir araya getirilerek, Şemsa Yeğin çevirisiyle okura sunuldu. Derlemede yer alan öyküler şöyle; Meksikalı, Yalancı Nam-Bok, Lit-Lit’in Evlenmesi, Dönek, İstridye Korsanlarına Baskın, Çinago, Krala Bir Burun, Tarihten Bir Yaprak, İlk Savaş İlk Zafer, Çizgi’nin Güney Tarafı.

Genellikle farklı kültürel özellikler taşıyan, farklı ırklardan insanların özellikle Asyalıların, Meksikalıların konu edildiği hikâyeler yazarın yaşamının bir döneminde maruz kaldığı ırkçılık tartışmalarını da anımsatma işlevi görüyor sanki.

Jack London’ın romancılığındaki karakteristik özellikleri öykülerinde de karşımıza çıkmaktadır. Bu açıdan baktığımızda olay örgüsü ve karakterlerin metnin ana çatışmasını besleyecek özellikleri, kurgunun kendi tamamlanmasını sağlayacak giriş-gelişme ve sonuç bölümleri, güçlü betimlemeler ve gerilim,  bu öykülerin de genel özellikleri olarak ifade edilebilir.

Anlatma esasına dayalı bir yöntem izleyen yazarın Meksikalı adı altında bir araya getirilen öyküleri, kendisinin Asya yolculuklarının ve otantik izlenimlerinin etkisini taşır.

Meksikalı’da ana karakter gizemli bir devrim gönüllüsüdür. Ve onun gizemli halleri,  diğer öykü kişilerinin bakış açılarıyla anlatılırken devrim mücadelesi bir boks maçının ringlerinde devam eder. İyi-kötü çatışması, toplumsal adaletsizliklerin yarattığı insani duygular birbiriyle iç içe akar ve güçlünün değil haklı olanın kazanmasıyla adalet yerini bulur. Derlemenin ilk öyküsü olan Meksikalı bir film tadında süren, dip akıntısı güçlü ve son derece zevkle okunan bir öyküdür. General Rosalio ve Porfirio Diaz’ın askerleri, yoksulluk ve açlıktan harap olmuş işçilere şirketin depolarının önünde grevi önlemek için ateş açar. Ölenlerin içinde Rivera’nın yani Meksikalının annesi ve babası da vardır. O, bu yüzden halkın ayaklanmasına kendini adamış, Diaz’ın acımasız düzeninin yıkılması için gereken silahların alınmasını sağlamak adına canını ortaya koymuştur.  Meksikalının maçı kazanması, sınır boylarında başlayacak olan devrimin başarıya ulaşması demektir.

Yalancı Nam-Bok adlı öyküde medeniyetten uzak bir köyde yaşananlar anlatılır. Başından geçen birçok maceradan sonra köyüne dönen, medeniyeti anlattığı köylülerini bütün bu gördüklerine inandıramayan bir denizcinin öyküsüdür bu. Balıkçı halkın yaşayışına tanık olurken otantik bir dokuyla beslenmiş olan bu öyküde beyaz adamların medeniyetinin köy halkının yasalarıyla nasıl çatıştığını duyumsarız. Yazar, şiirsel bir üslupla, yalın ve çarpıcı betimlemelerle yakını ve uzağı köylülerin çocuksu saflığı içinden anlatırken, insanın kendi inandıkları dışında bir gerçekliği olmadığını da vurgulamaktadır. Artık Nem-Bok halkına uzaklaşmış, onlara ait olmayan bir dünyadan yani yasalara uymayan şeylerden söz etmeye başlamıştır. Bu yüzden nasıl denizden geldiyse yine öyle denize geri dönmelidir. Anlatı, doğanın renkleriyle dolu betimlemelerle zenginleşir:

“Nam-Bok halkını iyi tanırdı ve kabile erkeklerinin aldığı kararın değişmez olduğunu bilirdi. Adamların kendisini denizin kıyısına götürüp bir bidarka’ya bindirmelerine ve eline bir kürek tutuşturulmasına hiç karşı koymadı bu yüzden. Bir yabanördeği denizden doğru bağırdı, büyük bir dalga kumları yalayarak yayvan bir çukur meydana getirdi. (…) Karadan esen rüzgâr serindi, keskindi ve kara bulut kümeleri havanın çok kötü olacağını haber veriyordu.”

Lit-Lit’in  Evlenmesi, kız çocuğu aracılığıyla sınıf atlamaya çalışan bir babanın yerli kızını yabancı bir simsarla evlendirdikten sonra evlilik pazarlığının ironik hale gelişini anlatan bir öyküdür. Dönek, okula gitmesi gerekirken çalışmak zorunda olan ve makinenin bir parçası gibi çalışarak kardeşlerine bakmaya çalışan Johnny’nin yorularak artık çalışmak istemeyişini anlatır.

İstiridye Korsanlarına Baskın adlı öyküde ise Jack London, istiridye korsancılığını oldukça yakın mesafeden ele alarak istiridye yataklarının üzerinden para kazanmaya çalışan insanların savaşını ele alır. Krala Bir Burun adlı öykü de yine çağrışımsallığı güçlü olan ve yine Amerika dışında bir ülkede, Kore’de geçen ironik bir öyküdür. Tarihten Bir Yaprak adlı öykü, işçi sınıfının cahil bir dönemini, yönetici sınıfının ise bunu sağlamak adına neler yaptığını anlatan ilginç bir editör notuyla başlar. Dokuma fabrikalarında çalışan işçilerin ve kölelerin hayatı anlatılırken olay örgüsü beklenmedik şekilde ilerler, bir özgürlük mücadelesi başlar ve yazar okuma ve yazmanın önemine vurgu yaparak bitirir bu siyasi göndermeleri güçlü öyküyü:

Söylemek istediğim şu ki, kardeşlerim, güzel günler gelmekte. Dünyada bütün insanların mutluluk ve bolluk içinde yaşayacağı, sahip diye, köle diye bir ayrımın olmayacağı günler yakın. Ama her şeyden önce okumayı öğrenmekle hazırlanmalısınız o güzel günleri karşılamaya. Kâğıda dökülen düşüncede güç vardır. İşte şimdi size okumayı öğreteceğim, başka arkadaşlarım da ben yoluma gittikten sonra sizlere gelecek, kitaplar getirecek sahiplerinizin ne olduğunu öğretecek, onlar kadar güçlü olmayı öğretecek kitaplar.

Kısaca söylemek gerekirse Meksikalı adıyla derlenen ve burada hepsine ayrı ayrı değinemediğim öykülerin her biri Jack London’ın güçlü kaleminden çıkan son derece çarpıcı öyküler. Eğer metinlerarasılık ve üstkurmacadan sıkıldıysanız, klasik kurgunun alıp götüren, bambaşka bir dünyayı solumanızı sağlayan bütünselliğine kapılmayı özlediyseniz Can Yayınları kalitesiyle sunulan bu öyküleri mutlaka okuyun.


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

admin-profile/nilufer-altunkaya.jpg
Nilüfer Altunkaya

ListeKitap Konuk Yazarı


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

admin-profile/nilufer-altunkaya.jpg
Nilüfer Altunkaya

ListeKitap Konuk Yazarı


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun

Yüzüklerin Efendisi’nin Bilinmeyenleri

29.528 kez okundu 21 Ekim 2015

2000'li Yılların En İyi 10 Öykü Kitabı

20.372 kez okundu 30 Kasım 2016

“İçimdeki Deniz”den 14 Etkileyici Replik

13.049 kez okundu 12 Nisan 2016

10 Feminist Korku ve Gerilim Filmi!

14.416 kez okundu 02 Aralık 2015

İsimleri Son Anda Değişen 18 Önemli Roman

8.954 kez okundu 02 Kasım 2016

Kitaplardan İlham Alan Yapılar

4.649 kez okundu 02 Eylül 2015

Hapiste Yazılan 5 Büyük Kitap

11.154 kez okundu 23 Şubat 2017


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk