Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Nev-i Şahsına Mahsus Bir Tarihçi

26 Mayıs 2015 14:15

Kitapları yeniden basılan Reşad Ekrem Koçu, popüler tarih anlayışıyla İstanbul merakını birleştiren kendine has bir yazardı. Sıradışı kişilere, olaylara, mekânlara olan merakı onu bugün daha da popüler kılıyor.

Reşad Ekrem Koçu’nun kitapları  2000’lerin başında Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştı.  Toplam 23 kitap çıktı ama sonra, yeni baskıları yapılmadı. Neredeyse on yıldır bulunamayan bu kitaplar nihayet yeniden çıkıyor.

Varislerini on yıl  aradılar
Bu on yıllık aranın sebebi Reşad Ekrem’in varislerine ulaşılamaması. Hiç evlenmemiş, bir kız kardeşi ve kendisinden kısa süre sonra ölen bir de evlatlığı olduğu biliniyor, o kadar. Varisi bilinmediği halde bir yazarın kitapları telifin bir banka hesabında birikmesi koşuluyla basılabiliyordu. Ancak ilgili yasa değişince, varisin bulunması ve bir sözleşme yapılması şart oldu ve Doğan Kitap da yeni baskıları yapamadı. Neyse ki birkaç yıl önce, Reşad Ekrem Koçu’nun yakınları ortaya çıktı ve böylece önümüzdeki ilk üç kitap yayımlandı.

İlk baskısı 1964’de yapılan Osmanlı Tarihinin Panoraması, yazarın ilginç bulduğu pek çok bilgiyi ve hikâyeyi bir araya getiriyor. Mimar Sinan eserlerinin tam listesi de var,  Yeniçeriler’in ayaklanma gibi kararları karanlıkta aldıkları gibi başka yerde bulamayacağınız tuhaf bilgiler de...Kösem Sultan ise 1972’de yayımlanmış. Diyalogları, tasvirleriyle tam bir tarihi roman. Bir yanıyla da 3. Mehmed’le başlayıp 4. Mehmed’le biten, yedi padişahın tahta inip çıktığı elli yıllık çalkantılı bir dönemin hikâyesi... Eski İstanbul’da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri ise başka bir âlem. Reşad Ekrem Koçu’yu Reşad Ekrem Koçu yapan kitaplardan biri. İlk baskısı 1947’de yapılan kitap “Yakın geçmişe kadar meyhanelerin şöhreti bütün Akdeniz memleketlerine yayılmış koca İstanbul’da meyhane kalmadı. İçkili lokantalar var ve içkili aşçı dükkânları var” diye başlıyor. Koçu bu anıları, Evliya Çelebi seyahatnamesinden gazete ve dergilerde kalmış haberler ve sayısız şiirle zenginleştiriyor. İçinde bir zamanların ünlü köçeklerinin isimleri de var, 1880 yılı İstanbulu’ndaki meyhanelerin semt semt listesi de.

Prof. Dr. Semavi Eyice, Reşad Ekrem Koçu’dan bahsederken “Çok sevdiği Ahmed Rasim ile edebiyat fakültesinde hocası Ahmed Refik Altınay gibi o da büyük ölçüde içkiye düşkündü” diyor Tarih Vakfı’nın bastığı İstanbul Ansiklopedisi’ndeki yazısında. Eyice’nin, kişisel olarak da tanıdığı Reşad Ekrem’i anlatırken Ahmed Rasim ile Refik Altınay’ı anması tesadüfi değil. Çünkü Reşad Ekrem’i bu iki ustasının tarzını kendinde birleştiren özel bir yazar olarak tanımlıyor: “Tarihçi olarak yetişmesinde Ahmed Refik’in büyük tesiri olmuştu. Reşad Ekrem, Ahmed Rasim’in İstanbul’un Osmanlı devletinin son yıllarındaki hayatını anlatan ve bu şehre olan sevgisini aynen almış, bunu Ahmed Refik’ten kendisine geçen edebi tarihçilik ile zenginleştirerek İstanbul’un nev-i şahsına mahsus bir tarihçisi olmuştur.”

Sıradışı anlatıların tarihçisi
Reşad Ekrem Koçu, Darülfünun’da Ahmed Refik Altınay’ın başında olduğu tarih bölümünden mezun olup burada asistan olarak kalmıştı. 1933’deki üniversite reformu sırasında emekli edilen hocasıyla birlikte o da ayrıldı ve bağımsız tarih yazarlığı böyle başladı.

Reşad Ekrem’in geniş bir tarih bilgisiyle yazdığı muhakkak. Ama bugünkü anlamda bir tarihçi, tarih yazarı olmadığı da açık. Günlük gazetelerden kitaplara kadar bütün yazdıklarında, hikâye edici bir üslup hakim. Dolayısıyla tam da tarihi “roman gibi” anlatan ve okutan bir yazar. Onca diyalog ve tasvirin yüzde yüz hakikati yansıtması mümkün değil. Reşad Ekrem için bu, insanlara tarihi metinleri zevkle okutmanın bir yolu. Mesela Kösem Sultan’ın kökeni pek bilinmezken o Afrodit adında adalı bir Rum kızı olarak anlatmayı tercih eder. Ya daMeyhaneler kitabında anlattığı 18. yüzyılda yaşamış namlı köçek İsmail’in hikâyesi görülen o ki sadece, bu tür şiirleriyle bilinen Enderunlu Fazıl’ın mısralarından ibarettir. Belki hayal belki gerçek... Bunu bilmesek de ilgiyle, merakla okuruz. İçindeki bir parça hakikati anlarama daha çok yüzlerce yıl önce yaşayıp ölmüş bir insanın hikayesini böyle güzel anlatmasını severiz. İşte Reşad Ekrem’in farkı budur. Kıyıda köşede kalmış hikayelere marjinal kahramanlara meraklı bir tarihçi. Yazdıklarını, unutulmuş kitaplardan, eski gazete haberlerinden çıkartan, içine bazen bizzat kendi duyduklarını katan ve çizdiği resimlerle zenginleştiren bir yazar, yayıncı.Tarihin büyük anlatılardan ibaret olduğu, popüler tarih kitaplarının bile dini ya da milliyetçi kahramanlık hikayelerinden ibaret olduğu zamanlarda o farklı metinler de üretmiş. Serüveni de erotizmi de olan hikayeler. Kadınlar kadar erkeklerin de göz kamaştırdığı kitaplar.Tam da sıradan insan hikâyelerinin, alternatif geçmiş anlatılarının gözde olduğu günümüze göre bir yazar.


İstanbul Ansiklopedisi yeniden...
Reşad Ekrem’in biriktirdiği malumatlar ve bilgilerle oluşturduğu anıtsal işi, İstanbul Ansiklopedisi’ydi. Ancak G harfine kadar gelen yayın, bugün eski kitap ve İstanbul seven herkesin sahip olmak istediği bir hazine. Aralarla uzun yıllar boyu çıkarttığı ansiklopedi fasiküllerindeki neredeyse tüm maddeleri kendi yazıyordu. Bu, içinde çocuk çetelerinden, ünlü adli olaylara ve büyük mimari eserlere hemen her şeyin olduğu bir tuhaf ansiklopedidir. Tek başına bir ansiklopedi yazmanın, Orhan Pamuk romanlarına layık çılgın ve çocuksu bir yanı olduğu da muhakkak. Semavi Eyice 1994’te, Reşad Ekrem’in ileride yazacağı maddelerle ilgili gazete kupürlerini, resimleri, notlarını tek tek zarflayıp biriktirdiğini anlatıyor. Ölümünden sonra arşivi satılan Reşad Ekrem’in bıraktığı her şeyin karanlıklarda kaybolmasından şimdi nerede ve kimlerin elinde olduğunun bilinmemesinden yakınıyor. Oysa, en azından ansiklopedi arşivinin nerede olduğunu bugün biliniyor. Uzunca bir süre Doğan Kitap’ta çalışan Vahit Uysal, ansiklopedinin yeniden yayımı için epey uğraşmıştı.  Ansiklopedi arşivi, Ece Ajandası’nı çıkartan yayınevi Afitap’ta. Koçu, ansiklopediyi onlara devretmiş. 2010’da ortaya çıkan arşivden yararlanıp hazırlanacak ilave iki ciltleİstanbul Ansiklopedisi’nin tekrar basımı gündeme gelmişti. Olmadı. Böylece, orijinalini alamayanların evinde bulundurduğu o fotokopi ciltler yerine yepyeni bir baskıdan okuyacaktık İstanbul Ansiklopedisi’ni. Umarım bir gün o da olur...

Kaynak: Kitap Radikal


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

Şair Mavisi

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

Şair Mavisi

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun

Karaköy Sokak Festivali Başlıyor!

15.039 kez okundu 23 Eylül 2016

İntikam ile Adalet Arasındaki 5 Fark

10.504 kez okundu 09 Haziran 2016

“İçimdeki Deniz”den 14 Etkileyici Replik

13.046 kez okundu 12 Nisan 2016

Türk Edebiyatından 9 Şiirle 9 Kadın Şâir

8.903 kez okundu 28 Ağustos 2015

2017'de Ekrana Gelecek Edebiyat Uyarlamaları

4.343 kez okundu 11 Ocak 2017

Renklerin Anlamları ve Psikolojik Etkileri

11.536 kez okundu 20 Ağustos 2015

Sinema Tarihinin En Komik 10 Filmi

28.881 kez okundu 04 Nisan 2016

Kemal Tahir'in Bilinmeyen Soyadı ve Hikayesi

4.692 kez okundu 17 Ocak 2017


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk