Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Mehmet Akif Ersoy'un Neyzen Tevfik İçin Yazdığı Efsane Şiir: Derviş Ahmed

26 Şubat 2017 11:16

Neyzen Tevfik yaşamıyla, duruşuyla, davranışıyla, çevresiyle, ney üflemedeki yeteneğiyle, şiirlerindeki ustalıkla, hikayeleriyle bize hayranlık uyandıran bir insan... Onun bir derviş gibi, bir ozan gibi, bir sokak adamı, bir vekil gibi olması insanı imrendirecek, saygı duyuracak seviyededir. Çevresinde olan ve hayran kalmayan kimse yoktur desek yalan olmaz sanırım. Atatürk, Mehmet Akif, Fikret Mualla, Cahit Irgat ve daha niceleri onu tanır, bilir ve hayranlık duyarlar... Hayatı romanlara konu olacak türdendir, duymamak ne mümkün. Buradaki şiirin hikayesi ise çok ilginç, şiir Mehmet Akif'in Safahat'ında geçiyor. Derviş Ahmed isimli bu şiirin açıklamasında da "Tevfik Neyzen’in üç bin dört yüzüncü tevbesinden isti’fası münasebetiyle.”... Ki en yakın dostudur Mehmet Akif... Evet evet, Neyzen Tevfik'in sık sık alkolü bıraktığı ve tekrar başladığı bilinir. Bir süre hiç içmeden hayatına devam eder, ancak sonra tekrar içermiş üstad.

 

 

İçki alışkanlığını en iyi özetleyen Mina Urgan olmuştur sanırım, Bir Dinozorun Anıları kitabında Neyzen ile olan tanışıklığını ve ortak anılarını anlatırken şu şekilde dile getirmiştir; "Kaldı ki, Neyzen Tevfik alkolik değil, tıpkı Edgar Alan Poe gibi dipsomandı. (Ailemde ve yakm çevremde içki sorunu olduğundan, biraz bilgi edindim bu konuda.) Alkolik, normal yaşamını sürdürebilmek; örneğin yıkanıp, giyinip, işine gidebilmek için, bir miktar alkol almak gereksinimini duyan kişidir. Sabahtan başlayıp, bütün gün içer. Ne var ki, ölçüyü kaçırmazsa, fazla içmezse, çalışma yaşamını az çok sürdürebilir. (Akşamcı, gündüzleri içkiye hiç dokunmayan; ancak akşamları belirli bir saatten sonra içmeye başlayandır.) Dipsomanların durumu ise, alkoliklerinkinden beterdir. “Dipso” içmek isteği/ “mania” da delilik anlamına geldiğine göre, dipsomaniyi delice içmek hastalığı diye tanımlayabiliriz. Dipsomanlar, haftalarca, kimi zaman aylarca, hiç alkol almazlar. Sonra durup dururken içki nöbeti başlar. Hiç ara vermeden, çılgınca, ölesiye içerler. Bu alkol delirmesi, genellikle bir “fugue” yani bir kaçışla sonuçlanır. Adamı evinden kilometrelerce uzakta, bilinçsiz bir durumda bulurlar. Örneğin Beyoğlu’nda oturan biri, Şile yolunda bir hendekte bulunur. Neyzen Tevfik, dipsomania nöbetinin başlayabileceğini bazen önceden sezerdi. Bana anlattığına göre, iradesini kullanır, kendi isteğiyle Bakırköy Akıl Hastahanesine gider, “başlayacak; beni hemen kapatın” derdi ağlayarak. Hastahanede onu kaç kez görmeye gittim. Bir kral muamelesi görürdü orada. Ona özel bir oda verilirdi, her isteği yerine getirilirdi. “Berber gelsin” derdi; berber hemen gelirdi. “Başhekim gelsin” derdi; Başhekim Dr. Fahri Celal hemen gelirdi."

 

 

Epey uzun anlattım, biraz okuyarak, araştırarak daha çok detaya da ulaşabilirsiniz üstad hakkında. Sizi Mehmet Akif'in şiiri ile başbaşa bırakıyor ve şiirdeki gibi derviş bir ruhu daha iyi tanımaya davet ediyorum.. 

 

Derviş Ahmed

“Bir ömürdür içiyorsun bırak artık şunu!” der;
Derviş Ahmed bu hidayetle hemen tevbe eder.
Amma bir tevbe ki: Binlikleri çarpar duvara;
Tas, çanak, testi, perişan serilir tahtalara.
Rakı tufanı, su girdabı alırken odayı;
Anaforlarla dönerken mezeler fırdolayı;
Bir kerametle dedem postu oturtup sedire;
Oradan, mest-i zafer bakmaya başlar seyire.
Başlar amma, pek uzun boylu seyirden bıkılır...
Derviş Ahmed de bizim, öğleye varmaz sıkılır.
Kalkar olmaz, yatar olmaz, döner olmaz dediği:
Neyle doldursa o bir türlü kapanmaz gediği?
Zikreder vahdete girsem diye zorlar, giremez;
Hu çeker, sine döver, hiçbiri eğlendiremez.
Saatin ömrü soluktan da kısayken, hani, dün;
0, ne yıllar devirir, saniye geçtikçe bugün!
Devrilen devriledursun, dedem “illallah!” der;
Camı sarsar, damı sarsar, tepinirken ter ter!
Bu kadar velvele oynatsa yerinden ya biraz,
Ne harün şey ki “zaman” hiç yürümez, hiç tınmaz!
Derviş Ahmed, bu sefer, “ben yürürüm!” der mi sana!
          “Aman Ahmedim, bana baksana!
           Bozacak mısın yine tevbeni?
           Kıracak mısın yeniden beni?
           Sakın Ahmedim, gideyim deme.”
Cezbe kuvvetlice gelmiş ki dışardan dedeme,
Bu içinden kabaran sesle hiç irkilmeyerek,
Hak erenler yola bir düşme düşer; Yelyepelek!

“Derviş Ahmed'. Gidiyorsun ya, sakın sapma sola!
İşte bak, dirseğe geldin, göreyim şimdi: Mola!
          Bu gidiş hayır değil Ahmedim!
          Dayan Ahmedim, dikil Ahmedim
          Aman Ahmedim, göreyim seni,
          Dayan Ahmedim, göreyim seni!”

Lâkin aldırmıyor Ahmed, cereyanlar müthiş;
Karnı irkilse, bacaklar gidecek, hem ne gidiş!
“Ne o? Meyhaneye geldin mi? Sakın girme, dayan!
          Aman Ahmedim, sonu pek yaman!
          Kuzum Ahmedim, gireyim deme!
          Mola istemem, vereyim deme!
          Asıl Ahmedim, kasıl Ahmedim!
          Bu geçit bela, asıl Ahmedim!
          O ne batmalar, ne boğulmalar!”
Asılır boş, kasılır boş, dedem en sonra dalar.
“Bari meyhaneye düştün, be mübarek Derviş,
İçmeden geç ki desinler: Dede Sultan ermiş! 
Hadi Ahmed, hadi yavrum, hadi son bir gayret!

“Lâkin Ahmed, bu ne gayret, ne tahammül, hayret!
Sen kurul lök gibi meyhaneye, ser postu, otur;
Yan, tutuş, sonra dayan: Dağ gibi dur, taş gibi dur!
Dağ demiş, taş demişim, doğru mu lâkin? Ne gezer!
Onu bir zelzele sarsar, bunu bir dalga ezer.
Seni kaç zelzeledir yokladı hiç sarsamadan;
Koca arslan, hani, övmüş de yaratmış yaradan!
Öyle bir tevbe geçirdin ki, hakikat değdi;
Az bela mıydı, seher vakti, o tufan neydi?
Çiğnedin dalgayı, girdabı çıkardın daraya
Postu Cûdi'ye yanaştırdın, atıldın karaya.
Sallamış tekmeyi bir mülke, diyorlar, Edhem;
Yumruk atmış mı yarım binliğe? Hiç zannetmem!
Hak erenler, iyi bak kendine, miktarını bil:
Sendedir Nüsha-i kübra, okumuşlarda değil!
Sen ne cevhersin, a devletli, ne cansın, bilsen!
Aba altındaki sultanlara sultansın sen.
Sen ki Kevser dağıtan Haydar’a kulsun ancak,
Sana ısmarlamayan, kimlere ısmarlayacak?
 

Hadi evlat, Dede Sultan ne içer, bir sor ki...
Doldurun Dervişe benden iki binlik, Yorgi!

 

Mehmet Akif Ersoy
Hilvan, Eylül, 1346

 

 


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun

Gözden Kaçan 10 İzlenesi Romantik Film

17.546 kez okundu 18 Şubat 2017

Israrla Yalnış Telafuz Edilen Kelimeler

30.375 kez okundu 28 Kasım 2016

2000'li Yılların En İyi 10 Öykü Kitabı

20.368 kez okundu 30 Kasım 2016

Mutlaka İzlenmesi Gereken 11 Rastlantı Filmi

14.825 kez okundu 27 Kasım 2015

Yakında Vizyona Girecek 7 Romantik Komedi Filmi

49.758 kez okundu 16 Eylül 2016

Nilgün Marmara: Burada daha ne kadar öleceğim?

7.086 kez okundu 11 Mayıs 2016


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk