Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Dostoyevski: Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir.

23 Mayıs 2016 12:50

"Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. Kendisine bir ülkü edinen çok az. Umutlu birisi çıkıp iki ağaç dikse herkes gülüyor: ‘Yahu bu ağaç büyüyünceye kadar yaşayacak mısın sen?’ Öte yanda iyilik isteyenler, insanlığın bin yıl sonraki geleceğini kendilerine dert ediniyorlar. İnsanları birbirine bağlayan ülkü tümden yitti, kayıplara karıştı. Herkes, yarın sabah çekip gidecekleri bir handaymış gibi yaşıyor. Herkes kendini düşünüyor. Kendisi kapabileceği kadar kapsın, geride kalanlar isterse açlıktan, soğuktan ölsün, vız geliyor.” / Budala

 

“Belki de insan yalnızca refahtan değil, acıdan da aynı ölçüde hoşlanıyor. Hatta acının mutluluk kadar yararlı olduğu bile düşünülebilir. İnsanın yeri geldiğinde acıyı, tutkuya varan derecede sevdiği bir gerçektir. Bunu anlamak için insanlık tarihine bakmaya gerek yok, yaşamın ne olduğunu bilen bir insansanız kendi kendinize sorun yeter. Benim kişisel düşünceme göre, yalnızca refahı sevmenin biraz ayıp yanı bile vardır. İyi mi kötü mü olduğunu bilmem ama bazen bir şeyleri kırıp dökmenin bile kendine özgü bir tadı olabiliyor. Bu açıdan, ben ne yalnız başına refahı, ne de yalnız başına acıyı yeğlerim. Ben kişisel kaprisimden, onu istediğim anda tatmin edebilme olanağımın olmasından yanayım. Komedilerde acının yerinin olmadığını biliyorum. Acı, camdan saraylara ise tümüyle yabancıdır. Acı, kuşku demektir, yadsıma demektir. İçimizde kuşku uyandıran bir camdan sarayı düşünemeyiz bile. Bununla birlikte insan gerçek acıyı tatmak istediğinden, çevresinde bir kargaşa yaratmak, yok etmek, dağıtmak hevesinden asla kendisini uzaklaştıramaz. Bizim manevi varlığımızın biricik kaynağı acı değil mi?” / Yeraltından Notlar

 

“İnsanlar sistemlere, bazı soyut kavramlara o denli bağlıdırlar ki sadece mantıklarını haklı çıkarmak için gerçekleri göz göre göre değiştirmeye, gözlerini kapayıp kulaklarını tıkamaya razıdırlar.” / Yeraltından Notlar

 

“Zaman zaman insanın acımasızlığı ‘vahşi’ sözcüğüyle ifade edilir ama bu, vahşi hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık ve hakarettir. Vahşi hayvan hiçbir zaman ustalık ve zevk almak bakımından bir insan kadar acımasız olamaz…

Ne kadar aptalca olursa meseleye o kadar daha yakın olur. Ne kadar aptalca olursa o kadar açık olur. Aptallık kısadır ve kurnaz değildir, akıl ise kıvrıla kıvrıla gider ve gizlenir. Akıl namussuzdur, aptallık ise doğru ve dürüsttür.” / Karamazov Kardeşler

 

“Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuzlar, zavallılar daha da mutsuz zavallı olmama için birbirlerinden kaçmalıdırlar.”

“İyiler niçin geride kalırlar da, hep kötülerin başına devlet kuşu kendiliğinden gelip konuverir acaba?” / İnsancıklar

 

“Başkalarının zavallılığına bakıp kendi hâline şükredenlerden tiksiniyorum.” / Suç ve Ceza

 

“Gene eskisi gibi davranıyor bana karşı. Karşılaştığımızda gene öyle umursamaz, dahası küçümser, nefret dolu bir bakışla süzüyor beni. Benden iğrendiğini gizlemek bile istemiyor. Farkındayım. Ne var ki, bana nedense gereksinimi olduğunu, bir şey için beni yedekte sakındığını da gizlemiyor. İlişkilerimiz bir çok bakımdan çok tuhaf. Onun herkese, her şeye karşı mağrur, kibirli davrandığını biliyordum ama bir türlü akıl erdiremiyorum buna. Söz gelimi onu çıldırasıya sevdiğimi biliyordu. Ona bu tutkumdan söz etmeme izin bile veriyordu. Aslında beni küçümsediğini sevgimi ona rahatlıkla açmama izin vermekten daha iyi belirtemezdi. Benim için öyle değersizsin ki, ne söylersen, bana karşı neler duyarsan duy, umurumda değil.” / Kumarbaz

 

“Raskolnikov için tuhaf bir dönem başlamıştı: Sanki yanını yöresini bir sis sarmış ve onu kurtuluşu olmayan, ağır bir yalnızlığa gömmüştü. Çok sonraları, hayatının bu dönemini hatırladığında çıkardığı sonuç, bilincinin bulanıklaşır gibi olduğu ve bu durumun aralıklarla son felaket anına kadar böylece sürüp gittiğiydi. O sıralar pek çok şeyde, örneğin bazı olayların tarihlerinde ve ne kadar sürdüklerinde yanıldığından kesinlikle emindi. En azından, bazı olayları hatırladıkça ve hatırladıklarını anlamaya, açıklamaya çalıştıkça, kendisiyle ilgili çoğu şeyi bile, ancak başkalarının bilgisine başvurarak öğrenebilmişti.” / Suç ve Ceza

 

“Krillov ile romanı anlatan genç intihar üzerine konuşuyor;

— İnsanların intihar etmelerine engel olan ne sizce? diye sordum (…)

— Ben de… Henüz ben de iyice bilmiyorum… İki önyargı, iki şey engelliyor. Yalnızca iki şey. Biri pek küçük, öteki pek büyük olan iki şey. Ama küçüğü de pek büyük.

— Küçüğü dediğiniz ne?

— Acı

— Acı mı? Böyle bir şeyde acının da bu kadar önemi var mıdır?

— En önemli olan odur. İntihar edenler iki çeşittir: Büyük bir üzüntünün, öfkenin etkisi altında kalıp, ya da çıldırıp, ya da buna benzer durumlarda canlarına kıyanlar… Böyleleri birden bitirirler her şeyi. Acıyı düşünmezler. Akılları başlarında olanlar ise çok düşünürler.” / Ecinniler

 

“İster inanın ister inanmayın, adamı sehpaya çıkardıklarında yüzü kireç gibiydi, ağlıyordu. Korkunçtu, tek kelimeyle! Olur şey değil: kim ağlar korkudan, söyler misiniz bana? Bir çocuk ağlayabilir, anlarım bunu; ama kırk beş yaşını geride bırakmış, hayatı boyunca korkudan hiç ağlamamış, koskoca bir adam?… Bu anda ruhunda olup bitenler nedir kişinin? Nasıl birtakım kıvranışlar içindedir? bu, ruha hakaretten başka bir şey değildir! Ruha tecavüzdür bunun adı! kirletilmesidir ruhun! ‘Öldürme’ denilmiştir, Kutsal Kitap’ta. O birini öldürdü diye onu da öldürüyorlar! Hayır, asla kabul edilemez bir şey bu! Bir aydan fazla oldu ben bunu göreli, o zamandan beri hiç gözümün önünden gitmedi. Ve kaç kez de düşlerime girdi.” / Budala

 

”…Damarlarınızda kan yerine ayran dolaşıyor! Hiçbirinize inanmıyorum! Her durumda sizin için önemli olan şey, ne yapıp yapıp insana daha az benzemeye çalışmaktır..!” / Suç ve Ceza

 

“Bir ağacın önünden onu sevmeden onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor.” / Budala

 

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin kitaplarından alıntılar.


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun

Kitap okuyan kızlar daha mı ilgi çekici?

18.356 kez okundu 09 Kasım 2015

Türk Sinemasından Hafızalara Kazınan 10 Sahne

18.523 kez okundu 09 Eylül 2016

Edebiyattan Uyarlanan En İyi 25 Sinema Filmi

35.676 kez okundu 24 Kasım 2016

Kitap Kurtlarını Mutlu Edecek 5 Ortak Hediye

17.016 kez okundu 09 Kasım 2016

'Toz' Prömiyere Hazırlanıyor

6.648 kez okundu 01 Eylül 2016

Eşsiz 17 Renkli Manzarası İle 1890'larda İstanbul

13.829 kez okundu 27 Ağustos 2016

İsimleri Son Anda Değişen 18 Önemli Roman

8.055 kez okundu 02 Kasım 2016

İz Bırakan 10 Kitap Cümlesi

8.809 kez okundu 20 Mayıs 2015

Samuray Olgusuna Dair Yapılmış 25 Kaliteli Film

11.321 kez okundu 23 Şubat 2016


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk