Yazarlar
+ Yazar ol
+ Reklam ver
Türkiye'nin ilk ve tek sosyal içerikli kitap sitesi





Atasözü ve Deyimlerde Geçen İsimler Nereden Geliyor?

16 Ağustos 2016 12:06

 Günlük dilde sıkça kullandığımız atasözü ve deyimlerdeki isimlerin, aslında bir hikayeleri ve gerçek temsilleri var. 

Dil araştırmaları bahar 2009 sayı 4'ten, Seyfullah Türkmen'in "atasözü ve deyimlerde yaşayan kişi adları" adlı, çeşitli kaynaklardan derlediği çalışmasından:

 

Abbas Yolcu

Bu adın sahibinin Abbas Molla veya Abbas Hoca adında bir halk şairi olduğu ileri sürülmektedir. Ülke ülke gezip hoş sobetiyle çok sevilen bu zata gittiği yerlerde biraz daha kalması için ısrar edilince "yok efendiler, yolcudur abbas, bağlasan da durmaz" der ve yola çıkarmış.

 

Koyunun Olmadığı Yerde Keçi Abdurrahman Çelebi 

(orj: Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.) Abdurrahman Çelebi olarak kimden bahsedildiği çok açık değil. Ancak önemli din büyüklerinden bazılarının adlarının Abdurrahman olması bu atasözünün ortaya çıkmasında etkili olmuş olmalıdır. 15. yy'da Fatih Sultan Mehmet devrinde yaşamış tasavvuf büyüklerinden birinin, ondan daha sonra İstanbul kadılığı ve müderrislik yapan bir zatın, Beyazıd-i Bestami külliyesinde kabri bulunan kişilerden birinin adının da Abdurrahman Çelebi olduğu görülüyor. Bu ismin olgun, dindar, üstün insanlar için ortak bir kullanım kazandığı anlaşılmaktadır.

 

Ahfeş'in Keçisi Gibi Baş Sallamak

Bir arap gramercisi olan Ahfeş, keçisine ders verip 'anladın mı?' diyerek yularını çekermiş. Bir süre sonra yularını çekmeden de keçiye başını sallamayı öğretmiştir.

 

Ali Paşa Vergisi

Bu deyimin öznesi, bol bol vaatte bulunan ancak çoğunu yerine getirmeyen, Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamı Semiz Ali Paşa'dır.

 

Bekri Mustafa Kadı Olunca Dünyanın Ne Olacağı Anlaşılır

Bekri Mustafa, 4. Murat zamanında yaşamış, sarhoşluğu ve güzel nükteleri ile tanınan zatmış.

 

Altından Çapanoğlu Çıkmak

Bahsi geçen Çapanoğlu, 18-19. yüzyıllarda Bozok merkez olmak üzere orta anadoluda hakimiyet kuran, Osmanlı yönetiminde söz sahibi olan ve bu sebeple kendilerinden çekinilen Çapanoğlu sülalesidir. Hattatlıkla uğraşan Çapanoğlu beylerinden biri de abdest aldığında elindeki mürekkep suya karışıp suyun rengini değiştirdiğinden çapanoğlunun abdest suyu deyimi ortaya çıkmış.

 

Sivrisinek Neferimiz, Davutpaşa Seferimiz

Osmanlı zamanında sefere çıkan askerlerin toplandığı ve Davutpaşa Sahrası olarak anılan yerin planını yapan zat 2. Bayezit'in veziriazamı Koca Davut Paşa'dır.

 

Dingonun Ahırı

İstanbul'da atlı tramvayların ilk yıllarında tramvay idaresinin çeşitli semtlerde ahırları, beygir tavlaları varmış. Atlar tramvayda çalıştırıldıktan sonra bu ahırlara teslim edilirmiş. Tatavla semindeki bir tavlaya Dingo lakaplı sarhoş bir rum kahya vermişler. Dingo ahırda durmaz, ikide bir yakındaki meyhaneye gidermiş. Tramvay sürücüleri yorgun atları bırakır, ahırda Dingo'yu bulamayınca kafalarına göre at alır giderlermiş. Yorgun atların da götürüldüğü olurmuş.

 

Kırk Yıllık Kani Olur Mu Yani 

Tokatlı Kâni'nin hristiyan bir kıza aşık olması, kızın ondan hristiyanlığı kabul etmesini istemesi üzerine söylendiği meşhurdur. Yani ise yaygın bir hristiyan ismidir.

 

İçerisi Mahmut Paşa Çarşısı 

İstanbul Eminönü'ndeki bu yer adını burayı yaptıran Fatih Sultan Mehmet'in sadrazamı Mahmut Paşa'dan alır.

 

Anlat Derdini Marko Paşa'ya

Marko Paşa rum asıllı bir Osmanlı hekimidir. Kendisi hastalarını uzun uzun, sabırla dinleyen, onlara yardım etmeye çalışan biridir.

 

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa

İzmir eşrafından biri alacak defterine borçlunun ismini Mehmet Ağa olarak kaydeder. Borcun ödeme vaktinde uşağını gönderip Mehmet efendi'yi bulmasını ister. Aranan Mehmet'in sarı çizmesi vardır. Uşak, Mehmet efendi adında sarı çizmeli birini bulup getirir ancak borcu olan bu Mehmet efendi çıkmaz.

 

Münasebetsiz Mehmet Efendi

Buradaki münasebetsizin Cağaloğlu yokuşunun en dik yerinde Sultan Mahmut'un faytonunu durdurup 'padişahım, acaba zurna çalmasını bilir misiniz?' diye soran Mehmet efendi adında biri olduğu söylenir.

 

Atma Recep Din Kardeşiyiz

Recep isimli kişi bir Arnavut eşkıyasıdır. Zaptiyelere 'din kardeşiyiz' diyerek teslim olup az bir cezayla kurtulduktan sonra olayı etrafına çarpıtarak "zaptiyeleri geberttirecektim, ağladılar, acıdım bıraktım şeklinde" anlattığında işin iç yüzünü bilen biri tarafından bu söz söylenmiştir.

 

Dünya Süleyman'a Bile Kalmamış, Mühür Kimdeyse Süleyman O'dur 

Burada, Mısır'dan Fırat'a kadar uzanan bir krallık devralan, kısa sürede hakimiyetini güçlendiren, cinlerden ve insanlardan ordu kurduğu söylenen, muhteşem bir sarayı olan Hz. Süleyman'dan bahsedilmektedir.

 

Anlaşıldı Vehbi'nin Kerrakesi

Vehbi bir gece bekçisinin adıdır. Çapkınlığa gittiği ev zaptiyeler tarafından basıldığında kendisi saklanmıştır fakat askıda asılı olan üniforma (kerrake) kendisini ele verir.

 

Zaloğlu Rüstem Kesilmek

Zaloğlu rüstem, İran'ın ünlü destan kahramanlarından biridir. Çok güçlü, yiğit bir kahraman olarak bilinir.

 

Vurdumduymaz kör ayvaz, helal adanalı celal, doğrucu davut, edi ile büdü şakir ile dudu, hatice'ye değil neticeye bak, benim adım hıdır elimden gelen budur, kadı kızı kadire geldi çıktı sedire, ver ömer'e yaz duvara, ha ali hoca ha hoca ali, ali fakıya yazdırdık daha beter azdırdık, akşam hacı mehmet sabah eskici yahudi, gibi sözlerde geçen isimler kafiye olarak kullanılmış.

 

Bazı sözler ise isim olmadığı halde isimmiş gibi algılanmakta; Ali kıran baş kesen, Ali cengiz oyunu gibi.

 

Kişi adlarına deyimlerde sık, atasözlerinde ise daha az rastlanmasının sebebinin atasözlerinin çok genel, deyimlerin daha özel anlamlar ifade etmesiyle ilgili olduğu belirtilir.

Doç. Dr. Salim Küçük'ün "Türk atasözü ve deyimlerinde halk ve topluluk isimleri" makalesinde ise Türk atasözü ve deyimlerinde adı geçen halk ve topluluklardan bahsedilmekte;

 

Acem

Arapların arap olmayanlar için kullandıkları ve İranlı anlamına gelen kelime. İran’ın Fars ırkından olmayan yerli halkını tanımlamak amacıyla da kullanılmaktadır. (Acem arslanı, Acem kılıcı gibi keskin..)

 

Çingene

Geçmişi göçebeliğe dayalı olan ve günümüzde yerleşik hayata geçme aşamasında olan dünyanın değişik ülkelerinde dağınık olarak yaşayan ve Hindistan’dan çıktıkları söylenen esasen Roman olarak da bilinen topluluk. (çadırı yanmış çingene karısı gibi yaygara etmek, çingene çergesi gibi, çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boyuna geçmez, çingene evinde kaymak bulunmaz, çingene evinde/çadırında musandıra ne arar, çingene mezarı gibi yerle bir, çingeneden çoban olmaz yahudi’den pehlivan, çingenenin ekmeği rüyasına girer, çingenenin ipini kendisine çektirirler, çingeneye beylik vermişler önce babasını asmış.)

 

Frenk

Osmanlıların Avrupalıları özellikle Fransızları tanımlamak için kullandıkları bu kelime sadece bir atasözümüzde geçmektedir; Asılırsan Frenk sicimiyle asıl.

 

Mağribî

Mısır’ın batısındaki Kuzey Afrika halkından olan kimseler için kullanılan bu kelime iki deyimimizde geçmektedir; Mal bulmuş mağribî gibi, mal bulmuş mağribî gibi sevinmek.

 

Rum

Anadolu, Yunanistan ve Kıbrıs'taki Helen kökenli Ortodoks Hristiyan halk için kullanılır; İt derisinden post olmaz, rum ermeni’ye dost olmaz, yahudi’nin yemeğini ye evinde yatma rum’un evinde yat yemeğini yeme.

 

Tatar

Rusya federasyonu’nda Tataristan’da, Kırım’da, Kuzey Kafkasya’da, Sibirya’da yaşayan ve Türk soylu bir halk; Tatarın kılavuza ihtiyacı yoktur, yaya kaldın yine tatar ağası.

 

Yapılan bu araştırmada adı geçen halk ve topluluklardan Frenk kapsamına giren İngilizler ve Hindistan’da yaşayan hintliler hariç diğerlerinin Osmanlı devleti coğrafyasına tâbî oldukları belirtiliyor. Türk toplumuyla en çok karşılıklı etkileşim içerisinde olan gayrı müslim Ermeni, Rum ve Yahudiler ile ilgili çokça atasözü ve deyim bulunduğundan bahsediliyor. Acem, Osmanlı, Mağribî, Tatar ve Türkler çoğunlukla övülürken Arap, Arnavut, Çingene, Ermeni, Hindû, Kürt, Rum ve Yahudilerle ilgili ifadeler daha çok olumsuz olarak kullanılmış.

 

 


İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

İçeriği beğendiysen paylaş, çünkü paylaşmak güzeldir :)

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. İletişim: yazar@listekitap.com

admin-profile/can-ucar.jpg
Can UÇAR

ListeKitap Editörü


Siz de ListeKitap ta kendi içeriklerinizi yayınlayabilir
ve bir yazar profiline sahip olabilirsiniz. iletişim: yazar@listekitap.com

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın. Üye değilseniz Kayıt Olun
17/08/2016 11:47
Vay çok ilginçmiş.
17/08/2016 12:01
Hikayelerini öğrendiğimiz güzel oldu, Teşekkürler

İzleyenlerin Hayatını Değiştirecek 10 Film

194.109 kez okundu 03 Ağustos 2016

Kâğıt Paraları Yazarlar Tasarlarsa Nasıl Olur?

5.651 kez okundu 17 Şubat 2017

Game Of Thrones'tan 20.Yıl Özel Sürprizi

4.691 kez okundu 08 Ağustos 2016

En iyi 10 Gizem Filmi

11.226 kez okundu 08 Ekim 2015

Kesinlikle Aklınızı Başınızdan Alacak 10 Film

109.201 kez okundu 24 Mart 2016

Yazarların Mezar Taşlarında Neler Yazıyor?

5.471 kez okundu 25 Aralık 2015

Mutlaka Dinlenmesi Gereken 10 Karadeniz Şarkısı

105.381 kez okundu 12 Eylül 2016

Edebiyat ile ilgili 21 Komik Karikatür

16.167 kez okundu 20 Mart 2017

En çok kıskanılan kadın! Tomris Uyar

23.196 kez okundu 02 Temmuz 2015

Öykü Gazetesi Yayın Hayatına Başladı!

4.845 kez okundu 05 Ekim 2016

Edebiyat tarihinin en iyi 100 giriş cümlesi

9.886 kez okundu 19 Ekim 2015

Halil İnalcık'tan Hayata Dair 4 Tavsiye

21.541 kez okundu 26 Temmuz 2016

Adorno'dan Kültür ve Yaşama Dair 10 Söz

6.821 kez okundu 19 Ocak 2017


Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşına Gönder

kalan süre
45% Complete
59 Dk